Prof. Dr. Yüksel Özkan: Kişilerin değil, toplumun yanındayız

Share this history on :
BAL-GÖÇ ve B.G.F. Genel Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özkan:
İki ülke arasındaki ilişkilerin güvene dayalı olması halkların yararınadır
- İkili ilişkilerin iç siyaset malzemesi yapılmasına karşıyız
- Derdimiz kişiler değil, toplumun birliği beraberliği ve toplumsal barışa katkı sağlanmasıdır
 Söyleşi: Nahit Doğu

Sayın Özkan, “Balgöç” Türkiye’de soydaşlarımız arasında en etkili göçmen örgütüdür. Türkiye-Bulgaristan ilişkilerini yakından takip ediyorsunuz. Sizce, şuan iki ülke arasındaki ilişkiler ne durumda?

- Bulgaristan kökenli olarak ve çoğumuzun da iki ülke vatandaşı olması nedeniyle bizi Türkiye Bulgaristan ilişkileri çok yakından ilgilendiriyor. İki ülkeyi biz dost ve güvenilir iki komşu olarak görüyoruz. Bu coğrafyada ortak bir kadere sahip iki ülkenin, NATO üyesi iki dost ülkenin ilişkilerinin her ne kadar giderek çok daha iyi seviyeye geliyor desek de,  biz bir sivil toplum örgütü olarak bu ilişkilerin arzu ettiğimiz düzeyde olmadığını söyleyebiliriz. Bildiğiniz gibi Bulgaristan’nın AB ülkesi olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulaması var. Bizler yıllardır Bulgaristan yetkililerine bu vize konusunda değişik önerilerde bulunuyoruz. En son önerdiğimiz ve sorduğumuz, hiç olmazsa Bulgaristan doğumlu (Bulgaristan vatandaşı olmayan) veya annesi/babası Bulgaristan’dan göç etmiş kişilere Amerika modelini yani müracaatta 10 yıllık veya en azından 5 yıllık vize verilebilir mi? AB mevzuatları buna engel mi diye sorduk. Bize HAYIR, hiç bir engel yok, bu tür vize verilebilir dendi. Bakın lütfen Yunanistan turizm gelirlerini artırmak için ne yapıyor. Yunanistan Türkiye’ye yakın adalara gelecek kişilere ne tür kolaylık sağlıyor (bu uygulamalar AB mevzuatlarına aykırımı ki). Bulgaristan vatandaşı herkes elini kolunu sağlayarak Türkiye’ye geliyor. Fakat Türkiye vatandaşı biri dese ki, hadi bu hafta sonu ailecek Burgas’a veya Plovdiv’e gidiyoruz tatile veya eğlenmeye. Nasıl gidecek? Vize kolaylığı sağlanırsa Bulgaristan’ın iç ticareti çok daha canlanacak. Kaplıca, sağlık, yaz ve kış turizmi daha da canlanacak. Bakın Makas kapısı açıldı ve bölge nasıl canlandı, ekonomik girdilere bir bakın. Bu zihniyetle Bulgaristan kaybediyor, bu vize kolaylığı Bulgaristan’ın yararınadır. İki ülke arasındaki ilişkilerin güvene dayalı örnek bir şekilde olması halkların yararınadır. Dolayısı ile bizler faaliyetlerimiz ile iki ülke halkları arasında kısa fakat geniş bir köprü görevi olmaya çalışıyoruz.

- Lütvi Mestan’ın HÖH’ten ihraç edilmesinden sonra, “Balgöç” olarak pozisyon aldınız ve yeni kurulan DOST partisini desteklediniz. Yani taraf oldunuz. Sizin sivil toplum örgütü olduğunuzu hatırlatmama gerek olduğunu zannetmiyorum. “Balgöç” siyasette taraf olmaya devam edecek mi?

- O süreci çok iyi analiz etmek gerekir. Biz bir STK olarak gelişen antidemokratik olaya tepki koyduk. Türkiye üzerinden bazı çevreler tarafından bir iç politika yürütülmeye çalışıldı. Yukarıda da belirttiğim gibi biz iki ülke arasındaki ilişkilerin iç siyaset malzemesi yapılmasına karşıyız. Geçmişteki kayıtlara lütfen bakarsanız buna benzer tepkiyi ben 19 Mayıs münasebeti ile Cebel’de bir konuşmamda Türkiye’den gelen bazı milletvekillerine “Bu meydanlarda Bulgaristan Türkleri üzerinden iç siyaset yapmayın, iç siyaseti bu meydanlara yani Bulgaristan’na taşımayın” şeklinde bir tepki konuşmam oldu. İşte bu düşünce ile o süreçte tepkimizi refleks olarak verdik. Bizim derdimiz kişiler değil, toplumun birliği beraberliği ve dolayısı ile bununda toplumsal barışa katkı sağlamasıdır. Kardeş kavgasına karşıyız, taraf olamayız. Herkes demokratik seçme hakkını sandık başında hür iradesi ve vicdanı ile baş başa kalarak yapmalı. Ne tür engellemeler ve baskılar olursa olsun bunu hoş görmemiz mümkün değildir. Nitekim buna da tepkimizi verdik. Bu basında bazı medya mensupları tarafından kasıtlı olarak yanlış aktarıldı. Bulgaristan Türkleri ülkesinin sadık vatandaşlarıdır, herkes gibi bizde ayrımcılığa karşıyız. Evrensel insan haklarını savunurken etnik, bölgesel ve dini temele dayalı siyasete şiddetle karşıyız. Biz STK olarak kişilerin değil toplumun yanındayız ve onların sesiyiz, hoşgörünün yanındayız, kardeşliğin savunucusuyuz, kısacası kişilerin anayasal hakları ve toplumsal barışın savunucusuyuz. Tarafımız bellidir, birlik ve beraberlik, kardeşlik, barış, kişisel çıkarların değil toplum menfaatlerinin savunucusuyuz. İşte bizim sivil toplum örgütü politikamız bu, gelecekte de böyle olacaktır.

- Yanılmıyorsam “Balgöç”ün yeni başkan seçilme tarihi yaklaşıyor, tekrar aday olacak mısınız?

- Evet, arkadaşlarımız ile yaptığımız görüşmelerde bazı projelerimizi hayata geçirmek için en azından bir dönem daha adayız. Bu geçmiş dönemde çok önemli işlere imza attık. Ayrıntıya girmeden merak edenlere (www.balgoc.org.tr) sitemize bakmalarını rica ediyorum. Bu gelecek dönem ise projeler dönemimiz olacak. Özellikle Balkanlar’daki STK’lar ile ayrımcılığa karşı, hoşgörüyü, ortak kültürel değerleri ortaya koyan, çocukluk yaşta halklar arası kardeşlik ve güveni pekiştirici projelere önem vereceğiz.

- Bir süre önce Bursa yerel basınında, “Balgöç”ün göçmen konfederasyonundan ayrılacağı bilgisi yer almıştı. Bu doğru mudur ve bu böyleyse konfederasyondaki üyeliğinizi sonladırmanızın sebebleri nelerdir?

- Konfederasyonun genel kurulunda eleştirilerimizi yaptık. Başkana, “şeffav değilsiniz, son bir yıldır sorularımıza cevap vermiyorsunuz” şeklinde genel kurulda dile getirdik. Başkanın bir siyasi partide görev almasının etik olmadığını söyledik. Konfederasyon toplam 9 federasyondan oluşuyor. Bizim gibi düşünen 5 federasyon yeni seçilen yönetime aday ismi vermedi ve seçimlerden çekildi. Konfederasyon tüzüğünde “Konfederasyon Yönetim Kurulu Federasyonlardan eşit sayıda delegeden oluşur” yazmasına rağmen sadece 4 federasyon delegesinden bir yönetim oluştu. Bu tarihi yanlışa ortak olmamak için Konfederasyonda 5 federasyon yer almadık. Bu reportajı vesile bilerek, etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun Bulgaristan’da yaşayan tüm herkese bir çağrım olacaktır. Lütfen önce komşunuzun hakkını savunun. Totaliter rejim Bulgaristan’a çok şey kaybettirdi, çok dramlar yaşattı. Kenetlenin, hoşgörülü olun, birbirinizi sevin, ülkenin ve bölgenin buna ihtiyacı çok. Bu dostluk ve kardeşlik AB ülkelerine, dünyaya örnek olsun.